Karina Bulutsusu, Güney’in Güzellerinden

Yaklaşık 14 milyar yıl önce evrenin doğumundan bu yana uzay her zaman kaotik bir yer olmuştur. Sürekli yeni yıldızlar doğar ve ölür, bir yerlerden süpernovalar patlar ve küçük bir köşede de minik mavi gezegenler oluşur. Bu arada gökada dediğimiz yıldızlardan oluşan çok büyük yapılar meydana gelir. Kaos, bu yapıların içinde de durmak bilmez. İçinde bu mavi gezegeni de barındıran devasa yapı Samanyolu, sarmal bir gökada olması ve kendi etrafında dönmesi sebebiyle bu uzay çorbasını sürekli karıştırarak yeni yıldızların meydana geleceği doğumevlerini oluşturur. İşte Karina Bulutsusu, bu devasa Samanyolu’nun en büyük yıldız oluşum bölgelerinden biridir.

Biz insanlar için bu kaosun farkına varmak binyılları almıştır. Hatta evrenin dinamik bir yapıda olduğunu anlamamız 20. yüzyılı bulmuştur. İnsanlığı bu konuda çok da suçlayamayız, çünkü bizler ömrü topu topu 70 yıl olan varlıklarız. Evrendeki kaos, milyonlarca yıl boyutundadır. Bizim gözümüzden evren bir fotoğraf karesi gibidir, milyonlarca yıl süren değişimin tek bir anı.

Karina Bulutsusu
Karina Bulutsusunun kızılötesi dalga boyunda görüntüsü. Bu görüntü ESO’nun Şili’de bulunan Paranal Gözlemevindeki VISTA teleskopu ile çekildi. Dünya’nın gökbilimde kullanılan en büyük kızılötesi teleskopu VISTA’nın aldığı bu görüntünün açıklamasını ESO’nun ilgili bülteninden aynen iletiyorum: “Eta Karina bu görüntüde parlak bir ışık parçası şeklinde toz bulutlarınca oluşturulan V şeklindeki noktanın hemen üzerinde görülebilmektedir. Eta Karina’nın hemen sağında görece küçük Anahtar Deliği Bulutsusu yer almaktadır — Karina Bulutsusu içinde küçük, yoğun bir soğuk molekül ve gaz bulutu — ve burada son yüzyıllarda görünüşü şiddetli bir şekilde değişen birçok büyük kütleli yıldız bulunmaktadır.”
Telif hakkı: ESO/J. Emerson/M. Irwin/J. Lewis

Dinamik bir bulutsu

Karina Bulutsusu ‘nun güzelliği tam da bu sırada devreye giriyor, çünkü Karina sadece kozmik ölçekte değil, insanların da fark edebileceği ölçekte değişiyor. Gökbilimciler bulutsuya baktıklarında yeni yıldızların doğduğunu, bazı yıldızların öldüğünü, bulutsunun şeklinin sürekli değiştiğini görebiliyorlar. Örneğin üstteki fotoğrafta karanlık bölgelerde yeni yıldızlar oluşum aşamasında, karanlık gaz ve toz parçacıkları onları gizliyor. Bulutsunun parlak bölgelerinde ise büyük kütleli yıldızlar egemenlik sürüyor. Bulutsu içinde yeni yıldızlar oluştukça bunların ortaya çıkardığı yüksek enerjili ışıma ve yıldız rüzgarları içinde doğdukları bulutsuyu yavaş yavaş dağıtıyor.[1]

Gökyüzündeki en büyük salma bulutsularından biri olan Karina Bulutsusu +1 kadirle çıplak gözle görülebilecek kadar parlak.[2] Avcı Bulutsusundan çok daha büyük ve çok daha parlak olmasına rağmen bu taraflarda adını duyan pek azdır çünkü sadece güney yarım küreden görülebiliyor. Biz kuzeydekiler bu muhteşem görsel şölenden mahrum kalmış durumdayız.

Gök ekvatorunun 60 derece güney enleminde, Karina Takımyıldızında bulunan bulutsu bizden 7500 ışık yılı uzaklıkta ve 300 ışık yılı genişliğinde.[3] Bulutsunun birinci nesil yıldızları yaklaşık 3 milyon yıl önce hidrojen yakmaya başladı. Şu anda güçlü yıldız rüzgarları bulutsunun sınırlarındaki soğuk hidrojeni sıkıştırıyor, bu da ikinci nesil yıldızların oluşumunu tetikliyor. Gökbilimciler, Güneş’in de 4.5 milyar yıl önce tıpkı bunun gibi bir bulutsudan ikinci nesil bir yıldız olarak doğduğunu düşünüyor. [4]

Trumpler 14 yıldız kümesi
Trumpler 14 Yıldız Kümesi. Telif Hakkı: NASA & ESA, Jesús Maíz Apellániz (Centro de Astrobiología, CSIC-INTA, Spain)

Trumpler 14 ve Trumpler 16

Karina Bulutsusu ‘nun içinde barındırdığı çok ilginç yıldızlar ve yapılar mevcut. Örneğin, bulutsunun iç bölgesinde yer alan ve 6 ışık yılı genişliğindeki[5] Trumpler 14 yıldız kümesi yarım milyon yıl yaşıyla Samanyolu Gökadasındaki en genç yıldız kümelerinden biri. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ülker açık yıldız kümesi 115 milyon yıl yaşında[6]. Ayrıca Samanyolu’nun en parlak yıldızlarından bazıları bu kümede bulunuyor. Bu parlak ve dev yıldızların yaydığı yıldız rüzgarları etraflarındaki gaz ve toza çarpıp şok dalgaları oluşturuyor ve X ışını patlamalarını tetikliyor. Hemen üstteki görüntünün sol altında yay şeklindeki bulutun böyle bir rüzgar sonucu oluştuğu düşünülüyor.

Bulutsunun içinde bulunan bir diğer yıldız kümesi Trumpler 16, gökadamızdaki en ilginç yıldızlardan ikisini barındırıyor: WR 25(HD 93162) ve Eta Karina. İkisi de birer çift yıldız. WR 25 gökadamızın bilinen en parlak yıldızı olmasıyla tanınıyor. Dünya’dan bakıldığında görünür dalga boylarında Eta Karina’nın daha parlak görünmesine ve uzaklıklarının yaklaşık olarak aynı olmasına rağmen tüm dalga boyları hesaba katıldığında WR25 gökadadaki bilinen tüm yıldızları geride bırakır. WR25 en çok morötesi dalga boylarında ışıma yapar ve bu açıdan bakıldığında Güneş’ten 6.3 milyon kez daha parlaktır.[7]

WR25 yıldızı
Bu görüntüde sağdaki beyaz ve büyük yıldız WR25. Telif Hakkı : NASA, ESA and Jesús Maíz Apellániz (Instituto de Astrofísica de Andalucía, Spain)

Eta Karina Yıldız Sistemi

Eta Karina, gökyüzündeki en dikkate değer yıldızlardan biri olmadan önce 4 kadir parlaklıkta kendi halinde sıradan bir yıldızdı. 1837 yılında parlaklığı aniden Rigel’i geçmişti, ki bu büyük bir patlamanın işaretiydi. 1843 yılının mart ayının 11 ve 14. günleri arasında gökyüzündeki en parlak ikinci yıldızdı. Sonra parlaklığı düştü, 1856 çıplak gözle görme sınırının gerisinde kaldı. 1892’de küçük bir patlama daha geçirip çıplak gözle görme sınırı olan 6. kadire ulaştı ancak tekrar söndü. 1940 yılından itibaren ise parlaklığı düzenli olarak artıyor [8].

Eta Karina, büyük olanı 150-250 Güneş kütlesinde, küçük olanı ise 30-80 Güneş kütlesinde olan iki yıldızdan oluşuyor. Bu iki yıldızın birbirleri etrafındaki dönme periyotları 5.54 yıl ve eliptik yörüngelerinin dış merkezliliği öyle yüksek ki, yıldızlar birbirlerine en yakın oldukları zamanda aralarındaki uzaklık 1.6 AB (yaklaşık Güneş-Mars arası mesafe) iken, en uzak olduklarında 30 AB (yaklaşık Güneş-Neptün arası uzaklık) oluyor[8].

Homonculus Bulutsusu
Homonculus Bulutsusu. Telif hakkı: NASA, ESA, AND THE HUBBLE SM4 ERO TEAM

Bize 7800[8] ışık yılı uzaklıkta bulunan dev yıldız çiftimiz, 1837 yılında şiddetli bir şekilde patladıktan sonra uzaya saçılan madde, yıldız çiftini iki lob halinde saran Homonculus Bulutsusunu meydana getirdi. Yaklaşık bir ışık yılı genişliğindeki bulutsu 2.1 milyon km/saat hızla genişlemeye devam ediyor[9].

Yukarıya bakmayı hatırlamak ve yeni yazılarımızdan haberdar olmak istiyorsanız instagramda ve twitterda bizi takip edebilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımıza sayfanın alt kısmından ulaşabilirsiniz.

Bilimle kalın!

Ayşegül Şen

Kaynaklar ve ileri okuma: